Anasayfa | Arsiv | Profilim | Rss | E-Mail
MENÜLER
Son Yazılarım

Kategorilerim
    Kategori yok

Son Yorumlar

Arama

Arkadaşlarım


 

24/1/2008 - nihatuba

bu yuregı ıcıme werenden,senın sewgını ıcıme serenden,senlı cennet ısterım

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/4/2007 - türk gençliği nereye gidiyor...

Kategori:

Turgut Özal'ın Başbakan olduğu dönemde,Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir.Bu heyet,Türkiye'de incelemeler yapacak,çeşitli temaslarda bulunacak ve neticeyi yetkililere aktaracaklardır...

Japon heyeti,yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemeleri yapar.Sonra Bakanlıkta toplanırlar.Heyetin tesbiti ilginçtir : ''Sizin çocuklarınız da milli şuur yok.'' Bizimkiler şaşırır...''Bizim çocukların damarlarındaki kan milli duygumuzun kaynağıdır.'' derler.

Bizimkiler sorarlar;''Sizin gençleriniz de milli şuur var mıdır ?Neler yapılması gerekir ?'' Japon uzman anlatmaya başlar : ''Biz onlara şok testler uygularız.Meselâ uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir,bir tur yaptırırız.Çok katlı yollardan da geçen tren,onları sarsar.Minik çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek şok olurlar...

Bu şoktan sonra onları Hiroşima'ya götürürüz.Bölgeyi aynen koruyoruz.bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir,hiç bir bitkinin yeşermediğini gösteririz.Ve deriz ki;eğer sizler çalışmaz,sizden öncekileri geçmezseniz,vatanınız işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır.Hiç bir canlının yaşayamayacağı biçimde size bırakıp giderler...''

Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar.Türkiye'de bir çok teknik elemanlarımız var.Bunların her hangi birine bu konuyu sorabilirsiniz..''

Bizimkiler : ''Peki Türkiye için bir tespitiniz var mı ? Gözlemleriniz nelerdir ? '' Diye sorarlar...
Japonlar: '' Elbette var.'' derler...''Bizimkinden çok daha önemli..Bir tanesi Çanakkale Savaşlarının olduğu bölge.Bu bölge çocuklarınızın şok olması için yeterli.1 Metrekareye 6 bin merminin düştüğü savaşta,Türkler herşeye rağmen galip çıkıyorlar.ve karşılarında 72 millet var..''

Çevrimdışı

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/4/2007 - DoSt..!

Kategori:

DosT.... Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa...

"Onu", öyle, içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa...

Yüreklilikle söylediğiniz. "Canım benim!..dediğiniz...

Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri...

özlediginizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı?

Sizi hiç yalnız bırakmayan biri...

Cesur, sempatik, azimli, kararlı,..

Arayan, soran,"Seni özlüyorum" diyen biri.

Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylasabilirsiniz.

Yanıltmaz! Anlayışla karşılar herşeyi...

Hataları, günahları-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla...

Bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur.

O kendiliğinden çıka gelir zaten.

Bir gün bir bakarsınız karşınızda...

Bir de bakmışınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar, paylaşımlar...

Kimseye söyleyemediğiniz, en yakınınıza anlatamadığınız,

geçmişteki izleri,geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz.

Kadın, erkek... Bir dost bulun! Ama gerçek olsun.

Aradığında işinizi değil, sizi soran...

Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun.

Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın.

Güvensin! Cinsiyeti olmasın!

Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun.

Doğruları söylesin. değil gözleriyle, kalpten konuşsun.

Yaşasın! Doya-doya yaşasın, doya-doya yaşatsın.

Beyninden değil, yüreğinden versin.

"Olsun varsın! Paylaşırım." desin.

Bir dostunuz olsun. Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın...

Dost olsun! Ama...

Gerçek bir dost.

DOSTÇAKALIN..........

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/3/2007 - tispe ve piremus

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genc vardı. Kızın adı Tispe,delikanlınınki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı.Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi.fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi.Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. İki evin arasında gizli bir çatlak vardı, aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda buluşur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi.Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.Tispe ağaca Piremus'dan önce varmıştı.Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı.Farkında olmadan yolda boynundaki eşarpını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı.Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe'nin eşarpını parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Tispe'yi öldürerek yediğiydi. Tispesiz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü.Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti.Piremus'un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispe'nin düşürdüğü eşarpını tutuyordu. İlk once genc kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir seyi anlayamamıştı. Ama eşarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı.Bir an mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti.Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna canına kıymıştı. Tispe bir an bile düşünmeden hancerı aldı ve göğsüne götürdü. Onların aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı.Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. Birden vücudu Piremus'un bendeninin üstüne yiğildi.O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı bunların aşkına adadılar.Piremusun kanını bu ağacın meyvelerine, Tispenin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler.O günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini,(Piremusun kan lekesini), dut ağacının yaprakları,(Tispenin gözyaşları ) temizler..Bilir misiniz dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittigini göreceksiniz)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/2/2007 - danimarkadan 45 dk.lık pkk

Danimarka'da özel bir TV, terörist Murat Karayılan ve PKK'lıların yaşamından kesitler veren 45 dakikalık bir program yayınladı. Teröristler Türk askerlerini nasıl kurşuna dizdiklerini, sınırı geçip nasıl eylem yaptıklarını anlattılar. Terörist PKK, Kürtlerin haklarını savunan bir mücadele grubu olarak tanıtıldı.

ROJ TV'yi kapatmamakta ısrar eden Danimarka'da, resmi televizyon kanalı olarak kurulan, ancak daha sonra özel sektöre geçen TV-2, PKK propangası yaptı. 45 dakika süren 'Dags Dato Special-Günün Tarihi Özel' adlı programda, terörist Murat Karayılan ve diğer yöneticileriyle tek tek röportajlar yer aldı. Türkiye'nin Kopenhag Büyükelçisi Mehmet Akat, TV-2 ve Danimarka makamları nezdinde girişimlerde bulunacaklarını söyledi.

46 ASKERİ KURŞUNA DİZDİK Türkiye'nin ve Türk askerinin sürekli karalandığı programda, Kuzey Irak'taki Kürt grupların ve Irak yönetiminin PKK'yı neden koruduğu da açıkça gözler önüne seriliyor. PKK'daki teröristlerin lider kadrosundan 'Medya' kod adlı kadın terörist, bir devriye aracını nasıl pusuya düşürdüklerini ve 46 askeri kurşuna dizdiklerini şöyle anlatıyor: "Liderimiz yakalandığında dünyayı yıkmaya, yakmaya karar verdik. Sonra bir operasyon yapmak istedik. Kadınlardan oluşan bir keşifçi grup gönderdik. Devriyenin yola çıktığını bildirince Türk askerinin kontrolündeki bölgede pusuya yattık. Araçların tekerlerine ateş edip konvoyu durdurduktan sonra 46 askere ateş ettik. Tek bir kayıp bile vermedik. Sivil arabadaki posta çalışanlarını esir aldık. Kadın olduğumuzu, bazuka kullandığımızı görünce çok şaştılar."

İSTEDİĞİMİZ AN SINIRDAYIZ Programın sunucusu PKK'lıları Kürtlerin özgürlüğü için savaşan grup olarak gösteriyor. Görüntülerde, PKK'lıların kamplarda çok rahat ve güven içinde hareket ettikleri görülüyor. Mahsun adında 19 yaşındaki terörist ise Türkiye sınırının 15 km, İran sınırının ise sadece 10 km mesafede olduğunu, istedikleri zaman Türkiye'ye girip eylem yaptıktan sonra geri çekilebildiklerini söylüyor.

KÜRTÇE BİLMEYEN TERÖRİSTLER Yere dizilmiş binlerce mayını kameralara gösteren bir terörist, mayınların Türk askeri tarafından yerleştirildiğini, kadın ve çocukları öldürdüğünü öne sürüyor. Bazı teröristlerin Kürtçe bilmediği için röportajı Türkçe yaptıkları görülüyor. Karayılan, röportajında "Masaya oturalım, sorunun çözümü siyasettedir. Türk Devleti mayısa kadar bir adım atmak zorundadır aksi takdirde eylemlerimize başlayacağız" diyerek tehdit ediyor.

TV kanalı: PKK'yı gösterdik

TV-2 kanalının program müdürü Jesper Nilausen 45 dakikalık propaganda için şunları söyledi: "Bu programı PKK'nın nasıl mücadele ettiğini göstermek için yayınladık. Danimarka halkının bombalı eylemlerle tanıdığı PKK'nın ne olduğunu göstermek istedik. PKK'nın AB'nin terör listesinde olduğunu biliyoruz. Taliban'la da röportaj yayınlayabiliriz."

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/2/2007 - !!!!

Artık kısa cümleler kuruyorum... Bakıyorum aynaya her gece içim rahat biraz yorgunum sadece hayatıma giren, herkese, yaşanmış herşeye... Teşekkürler büyüyorum sizinle..

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/2/2007 - ???

HER VAZGEÇİŞLERİN BİR İÇ HESAPLAŞMASI VE BİR MAĞLUBİYETİ VARDIR...
AMA HER VAZGEÇEN KAYBETMİŞ DEMEK DEĞİLDİR
KAZANMAK İÇİN BAZEN ÇEKİP GİTMEK GEREKİR....!!!!


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
IQ testi!
Free Site Counter
Free Site Counter TopListnet.CoM